top of page

El Bilgisi Neden Kayboluyor?

  • Yazarın fotoğrafı: Me Like Summer
    Me Like Summer
  • 3 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Bir zanaat, tek bir hareketle öğrenilmez.


handmade

Ne bir pastanın kıvamı, ne bir yüzüğün oranı, ne de bir ceketin omuz düşüşü tek seferde “doğru” olur. Ustalık; yanlışlarla, bozulanlarla, tekrar edilenlerle ve zamanla oluşur. Aslında aktarılan şey yalnızca teknik bilgi değil, deneme–yanılmadan süzülüp kalan doğruların toplamıdır.


Bir usta, yıllar boyunca yaptığı hataların içinden ayıkladıklarını çırağına aktarır. Hangi noktada durmak gerektiğini, ne zaman zorlamamak gerektiğini, hangi aşamada sezgiye güvenileceğini anlatır. Bu bilgi, tekrarlarla bedene ve zihne yerleşir; mantığı kavranır, zamanla içselleştirilir. Çırak, bunu tamamen öğrendiğinde kendi yanlışlarını yapmaya başlar. Ve işte tam o noktada bilgi yeniden üretilir. Böylece her kuşak, bir öncekinden aldığı donanımın üzerine kendi deneyimini ekler. Zanaat ve sanat bu şekilde gelişir.


Terzilikte bu, kumaşın düşüşünü okumaktır.Bir pasta ustası için tat ile estetik arasındaki dengeyi kurabilmektir.Bir mücevher ustası için metalin nerede direnç göstereceğini sezebilmektir.Bir oyma ustası için malzemenin sınırını hissetmektir.


Bugün ise bu aktarım zinciri kırılmaya yüz tutmuş durumda. Toplumsal algılar, bireysel beklentiler ve kültürel dönüşümler, usta–çırak ilişkisinin temelini zayıflattı. Öğrenmek için emek vermek yerine, bazı şeylerin “zannedilerek” bilindiği bir döneme girildi. Yıllar harcamak, aynı formu defalarca tekrar etmek, aynı taşı yüzlerce kez şekillendirmek sabır gerektiriyor; oysa hayat hiç olmadığı kadar hızlandı.


Ekran süreleri saniyelere indi. Dikkat, parçalandı. Beklemek, değersizleşti.

Kuşaklar arası fark, teknoloji geliştikçe ve dünyanın ivmesi arttıkça daha da açıldı. Bu yüzden usta ile çırak artık çoğu zaman birbirini anlayamaz oldu. Biri zamana ihtiyaç duyuyor, diğeri hız istiyor. Biri süreci kutsal görüyor, diğeri sonucu yeterli sanıyor.


Bunun doğal sonucu olarak meslek edinmek zorlaştı.Gerçek bir terzi ustasına rastlamak zorlaştı.Bir pasta ustasının estetik gözü nadirleşti.Bir oyma ustasının malzemeye duyduğu hassasiyet neredeyse kayboldu.


Bu boşluğu makineler doldurdu. Daha hızlı, daha kusursuz, daha simetrik üretim mümkün hale geldi. Bir robot aynı yüzüğü milim şaşmadan yontabiliyor. Ancak zanaate keyif veren şey hiçbir zaman kusursuzluk değildi. Asıl değer, küçük farklılıklarda gizliydi. İnce işçilikteki hayret duygusu, el emeğinin yarattığı o hafif düzensizlikteki gerçeklik hissi yavaş yavaş silinmeye başladı.


woodwork

İnsanlar, zorlandıkları anda vazgeçmeye alıştı.Üretmek yerine tüketmek kolaylaştı.Eller çalışmadıkça, bilgi de köreldi.


Belki de bugün kaybolan şey sadece bir teknik değil; zamanla kurulan ilişki, sabırla edinilen sezgi ve ustalığın taşıdığı o görünmez hafıza. Ve bu hafıza kayboldukça, zanaat yalnızca bir üretim biçimine indirgeniyor; ruhunu, hikâyesini ve insanî tarafını yitiriyor.

Yorumlar


bottom of page